Kayıtlar

SIZI

Resim
Yalnızlık tutar kalemim,
Kim bilir kaç geceye daha gebe
Gidişine yazamıyorum, gidişini yazamıyorum
Ah canım,
Hangi acıya yarabandısın, hangi ruha ilaç
Ah canım,
Suçlama tutamadığım ellerimi
Ben ister miydim kanatmak çiçekleri
Sardunyaları solmuş o evin balkonu,
Ne denli direnebiliriz acımasızlığa
Nasıl bir güç, hangi Tanrı kurtarır bizi
İnsanı, iyiyi, çiçeği, kadını
Kaç tane daha olmalıyız, hazır olmak için savaşa
Ah canım,
Ah gülüm,
Güzel aklın hep toz pembe
Kaç insan daha ölsün, dönmen içi gerçeğe.
Yaşamak zor, yaşamak kötü
Kim dedi en kolayı, çok mu zor, kapat gözünü
Ah canım, her yer acı
Hangi birine yanalım, sakın sözünü
Kaç kere gelir dünyaya bir insan
Değer mi dersin yarını, bugünü, dünü.
gülümse mi dersin ve bir palavra tutmuş dilin
‘hayat güzel’
Daha kaç kere sevmeliler seni
açman için gözünü.
Ah canım,
Seni hiç sevdiler mi sahi,
kaçıncı sevdada doyar ruhunun yaşama sevinci
Deme gözünü sevdiğim,
Yalanı tutmaz dilim
Ne hayat güzel, ne de her şey güzel olacak.
Kapat gözlerini, m…

İMTİHAN

Resim
Değil mi ki hep haklı insanoğlu. Doğuştan kendine savaşı. Bir kanamaya dursun dizi, yer çekimini beller düşmanı. Güneşi, ayı, denizi, yeşili. Nasıl sorgulatmaz barışı. Öyle kin, öyle nefret. Kalbinin yarası derin dizinden. Milyonları sığdırsa nafile bedenine geçer mi sandınız yalnızlık yazgısı.

Değil mi ki hep kötü insanoğlu.

Doğuştan en güzele savaşı. Ağacı, hayvanı, çiçeği, çocuğu, Her biri maktul elinde Öyle acımasız, öyle soğuk, öyle sancılı Çekeceği var her canlının, Dünyayı yese doyar mı sandınız koca karnı.

Değil mi ki hep kızgın insanoğlu. Doğuştan doğumuna savaşı. Gülüşüne sığdırabilir dünya kadar yalanı. Yüzyıllardır yıkar tüm duvarları, aşar sınırları Ki atlar atına, uçurur toprak uğruna kafaları Öleceği var tüm toprağın elinde Fethetse dahi Tanrı’yı, diner mi sandınız iştahı.

Değil mi ki hep yalnız insanoğlu. Doğuştan içindeki boşluğuna savaşı Bakmayın yanlarında taşıdıkları milyonlarına Kötülüğü unutturmuş kalbinin yerini, Boşluğu aşamaz sınırlarını. Parçalasa tüm dünyayı etli elleriyle, Alır mı sand…

İRAN EDEBİYATINA KEDERLİ BİR İSYAN ; FÜRUĞ FERRUHZAD

Resim
“İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acısından çok daha ağırdır. Kendi varlığımın sesi olayım dedim, yazık ki kadındım.
Bedava bağışladığım gönül hariç,
Ona verdiğim her şeyi helal ettim.”

Her şiiri, şiirlerinin her bir satırı derin bir hüzün, derin bir acı barındırır, ve biz, biraz ruhumuzdan kalmışsa bir parça, hissederiz iliklerimizde Füruğ Ferruhzad’ın şiirlerine akıttığı o güzelim acılı ruhunu. İranlı kadın şair Füruğ Ferruhzad, 1935’te kadın olmanın çok zor olduğu dönemlerde dünyaya geldi. Yazılı olmayan kurallarla çevrili yaşamak bir kadın için çok kolaymış gibi, üstüne bir de hayatını kafeste yaşıyormuş hissi veren kanunları bile vardı doğduğu ülkenin. Adaleti, mahkemesi, kanunları, kuralları aleyhineydi sanki kadınların. İşte böyle bir ülkede şiir mücadelesi verdi Füruğ. Babası Albay Muhammed Ferruhzad, askeriyedeki otoritesini ve acımasızlığını evde de konuşturuyordu. Tıpkı bir askeri düzen hakimdi tüm eve. Çocuklarını hayatın zalimliğine, acımasızlığın…

SİZE KAÇ DOĞRU LAZIM?

Resim
Buraya kaçıncı gelişim bilmiyorum. Ama o yokken ilk kez dolaşıyorum eskimiş parkelerin üzerinde.Ellerim, yarısı çürümüş duvar kağıtlarının üzerinde geziniyor. Her şey tozlu, her şeyin üzerinde eskiliğin o müthiş hüznü. Ne kadar tozlanmışsa eşyalar, sanki o kadar üzgünmüş gibi gelir bana. Üzerlerindeki toz zerreciklerinin sayısı kadar gözyaşı tanesi eder yaşanmışlıklar. Hayat, gideni tutamayacağımız kadar güçlü. Oysa kaçıp kaçıp sığındığım bu ev, kendimi bulduğum, kendimle tanıştığı bu ev, üstüme üstüme geliyor şimdi. Belki de buraya adım atmayı bu kadar beklememin sebebiydi bu ne hissedeceğimden korktuğum şeyler. Tam üç yıl sonra. Onu kaybetmemin üzerinden üç yıl geçti. Onu sadece ben kaybetmiş gibi hissediyorum, tam üç yıldır. Ve bu ev. Şimdi bu ev, benden daha acı çekiyor gibigörünüyor.
Teyzem öleli üç yıl oluyor. İntihar mı, kaza mı, hala bilemiyorum, bilemiyoruz. Nasıl olabilirdi ki onun ölümü başka. Ardında soru işaretleri bırakarak. Ölümünü çok uzun süre atlatamadım. Kendimi g…

BİR KÜÇÜK KADIN VE REVOLVER

Resim
Bir küçük kadın
Nefes alıyor gecenin sessizliğinde, darmadağınık içi
Gözleri seçemiyor güneşi, aydınlık bu ya
Hangi isyana gebe bedeni, sorsan, ruhu süt dökmüş kedi
Bir küçük kadın, anlatamıyor içinin sellerini
İnsan diyor, ne kadar küçük, kendi varlığının sesiymiş tüm ederi

Bir küçük kadın, elinde bir revolver, babadan kalma, eski mi eski
Ölüsü değerli dirisinden, hakkım helal diyecekler mi
İyi insandı, kader bu ya, kadındı ne yazık ki
Doğuştan kilitlenmiş kafesi, kuş olsa bile var mı önemi
Bir küçük kadın, içinin sellerine karışıyor gözleri
Özgürlük bu ya
Affetmeye yeter mi nefesi
Bir küçük kadın
Ettim diyor, hakkım helal, ferahlatır mı içimi
İki satır düşüyor aklına, yarasına gizlediği
Bedava bağışladığım gönül hariç,
Helal ettim ona verdiğim her şeyi’
Dinliyor bi süre kendini, affetmeye yetti mi cılız sesi
O ki, bana tüm insanlığın timsali
Yeter mi affetmeye tüm dünyayı, minicik yüreği
Bir küçük kadın
Affetmek Allah’a mahsustur, bırak diyor yüreğinden büyük işleri
Tavşan küsmesine …

MERHABA NALAN

Resim

KALIŞLARA

Resim
Küçük bir çocuk değilsin
Ürkek, umutlu, güven dolu
Her yağmur sonrası açan güneşe inançlı
Her gidenin arkasından dönüşünü bekleyecek kadar masum
Ellerin taş, ellerin kanlı
Tek savaşın kanayan dizlerine karşı
Küçük bir çocuk değilsin
Ellerin acımasız, ellerin zanlı
Kalabalık suç ortakların, yalnız değilsin

Yağmur değilsin, suların yetmez baharlara
Ateş gerçek, yangınlar var, bakma sen çocuklara
Canın acıyacak kadar hissediyorken yaşamayı henüz
Durma,
Ellerin susuz, ellerin kor
İlaç olamaz insansız kalabalıklara
Çocuk değilsin, yara bandı kapatmaz dizindeki yaraları 
Vaktin mi çok, zaman almış başını
Savaşma.
Hangi deniz mümkün kılar, vurgun yemeden dalmayı.
Bakma sen aşıklara
Ellerin küçük, ellerin yaralı
Her ağaca kazabilir misin adını
Ellerin diyorum, sen borçlu, onlar alacaklı
Çocuk değilsin, aç gözlerini
Hayat zor, hayat kavuşamayan aşıklar cehennemi
Alacaklarını unut, yıllar duymaz sancını
Aç gözlerini, bulutlar mavi.
Çocuk değilsin
Ellerin siyah, ellerin kömür karası
Borçlarını sil…